Allah Teâlâ’nın mülkün sahibi, onda dilediği gibi tasarrufta bulunma hakkına sahip olduğu, O’nun izni olmadan kâinatta hiç kimsenin bir şey yapamayacağı, yaratılmışların kontrolünün O’nun elinde olduğu, dilediği şeyin olacağı ve dilemediği şeyin olmayacağı, Rabbine îmân eden müslüman bir kulun nefsine ve kalbine yerleşirse, bu takdirde o kimse, insanlara bel bağlayan....
Muska ve Nazar Boncuklarının Tehlikesi - (Türkçe)
Sünnet, hiç şüphesiz vahiy mahsülüdür. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de sünnetin vahiy olduğunu gösteren deliller pek çoktur.Bu âyetler:Ahzâb Sûresi:34,Nisa Sûresi:113,Kıyâme Sûresi: 17-19, Nisâ Sûresi:105 ve Nisâ Sûresi: 59.
Tevhidî Meseleler - (Türkçe)
Yazar, bu kitapta ibâdet, ihlas, ilah, tağut gibi kavramların anlamlarını delillerle açıklamış, lâ ilahe illallah diyen kimse tekfir edilir mi? Bir kimsenin dört mezhepten birisine uyması gerekir mi? gibi sorulara delillerle cevap vermiştir. Telif : Abdullah b. Abdurrahman
İsa Mesih Tartışması - (Türkçe)
Bu kitapçıkta, İsa Mesih -aleyhisselam-’ın âhir zamanda yeryüzüne inecek oluşunu inkâr eden ve alanlarında-güya- profesör geçinen ama aslında cehâlet ve hadis inkârcılığında profesör olanlara çok güzel reddiye vardır.
Bu makale, Kur’an ve Sünnette ibâdet ve taatin anlamını, ibâdet, itaat ve kulluğun; Allah Teâlâ’nın sevip râzı olduğu, gizli açık bütün söz ve amelleri (davranışları) içine alan bir kavram olduğunu açıklamaktadır.
KUR’AN VE SÜNNETTE DÎN KELİMESİNİN ANLAMI - (Türkçe)
Din; itaat, ibadet ve ahlak anlamlarına gelir. "Din" kelimesinde zelil ve hakir etme, aynı zamanda boyun eğme, itaat etme anlamı vardır.
Bu makale, sihir, kehânet ve rukye’nin tanımı ve bunlarla ilgili hükümleri Kur’an ve sünnetten delillerle detaylı bir şekilde açıklamaktadır.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e itaat etmek, onun sözünün yanında her sözü terk etmek, onun emir ve yasaklarına teslim olmak; İslâm’ın üzerine binâ olunduğu ikinci kâidenin tâ kendisi olan kelime-i şehâdetin ikinci kısmı "Muhammedun Rasûlullah"ın anlamıdır. Bu sebeple İslâm dîni, iki kâide üzerine kurulmuştur:Yalnızca Allah’a ibâdet edilmesi ve Rasûlullah -sallallahu....
Îmân Esasları - (Türkçe)
Îmânın birtakım esasları vardır ki bu esaslar olmadan îmân ayakta duramaz. Nitekim Cebrâil -aleyhisselâm- bu esasları ümmete öğretmek, ümmetin de önemli oluşundan dolayı onları ezberlemesi için bu esasları Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e sormuştur.Bunlar,yukarıda zikredilen büyük hadisteki altı esastır.
Şirkten sakındırıp korkutmak gerekir - (Türkçe)
Allah’a ortak koşmak; Allah Teâlâ’nın hususiyetlerinden olan şeylerde Allah’ın dışındakileri, O’nunla denk tutmak demektir. Bunun içindir ki şirk, tartışmasız günahların en çirkini ve en büyüğüdür. Allah Teâlâ, şirk üzere ölen kimseyi asla bağışlamaz. Hatta şirk üzere ölen kimse, Allah Teâlâ hakkındaki büyük günahından dolayı cehennemde ebedî olarak kalacaktır.
Allah Teâlâ’ya Îmân - (Türkçe)
Allah Teâlâ’ya îmân etmek, O’nun her şeyin rabbi, sahibi ve yaratıcısı olduğuna, ibâdet edilmeye lâyık olanın yalnızca O olduğuna, O’nun kemâl sıfatlarla sıfatlanmış, her türlü noksanlık ve kusurdan münezzeh olduğuna, buna bağlı kalmak ve buna göre hareket etmek gerektiğine kesin bir şekilde îmân etmek demektir.
Riyânın Tehlikeli ve Şirk Oluşu - (Türkçe)
Riyâ; ibâdetleri yapar gibi görünmek veya ibâdetleri insanlara güzel göstermeye çalışmaktır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- riyâyı şirk saymış ve şirke düşen birçok kimseye gizli kaldığı (hakikatini bilemediği) ve amelleri ifsad edip boşa götürdüğü için ümmetini şirkten şiddetle sakındırmıştır.

API
